9/11/2009 - NURLU GÜZELLİK
tanrıdan aldığın güzelliğin şavkıyan narinliği yüreğimi ağlatıyor bir kaç yüzyıldır içimdeki bam teline her dokunuşunda eşkiyaların uyuduğu koyaklarda namlu donduran ağıtlar yürüyor dilden dile yoğun bir kor şeklinde ve sel halinde ellerim ise dizginlenemez bir cehennem med-cezirinde biliyorum görüyorum failimi ay karanlıkta,mumlar ışıldayınca içimin ve ellerimin temizliği senin o nurlu narinliğinde gizli dakikalar anlam bulandıran paradosklarla örtülü yürek kanatan aldatılışlarla örülü ellerinin ölümü tanımamış dokunuşlarını hissettiğim her kuytu köşede soğuk okşasın diye sesimi elimde solan binlerce yüreğe anlam katmak adına bu kadar yok olmam ki tanrı binlerce meraklı soruyla öldürüldüğünde vahiyler geliyor,yüzün bedenimde onca boğazlanmış aydınlıkta aklanıyor benim sevdam o ince,nurlu narinliğinle gel dokun ellerime al beni benden götür aynaların sırına erdir kaçır yalancı gün dönümlerinden öldür içimdeki kötülüğü tecavüz et düşünceme ihlal et insan haklarımı katlet ve ardından intihar et o nurlu,ince narinliğinle temizle kurşun yağmurunda ölmüş vietnamlı bir yiğit gibi kimsesiz,seyyah ezgilerde çoğalan kirlenmişliğimi ölüme yürüdüğümde sadece sana ve camla kesilmiş damarlarına damarlarındaki kanına ulaşacağım engebeli bir coğrafyada olsun istiyorm sevişmelerimizin şimdi burada durmuş empodoklesin dinginliğini giyinmiş anlamı olmayan yaşamı terk ederken yürekten yüreğe sızan o zehiri yok etmek için en onulmaz,en esrik varoluşu seciyorum sana geliyorum...... Ahmet Ali ÖZKAN
|