tehlikeli şiirler

9/11/2009 - ACIYA ESİR KALBİM

ah !
acıya esir kalbim,
kalbim bir bilinmezliğe koşuyor
farkındayım parçalanışıdır hücrelerimin ve
atomize bir reaksiyon gidişin..

asırlık günahlar asıldı boynuma
tarihten daha ağır
ve öyle acılaştı ki günler
kayıp bir çocuk yalnızlığına büründü gidişin

dünü yarını yok
yırtıp attım resimleri
sorgu sual yok
topladım valizleri

senin yaşamadığın komşu bir şehirde
sağır ve dilsiz rolü oynamak ve
belki duymamak sesini
adını haykırmamak gecelerce ve
üşüdüğüm gibi bir daha üşümemek
...................
buydu tek isteğim
işte oldu
şimdi sensizim..


    Ahmet Ali ÖZKAN

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/11/2009 - DİLİME TAKILAN ŞARKI

bir şarkı takıldı dilime bu gece
söyledim söyledim
yıldızlar bitti sayılmaktan
şiirler ifadesiz anlam dışı kaldı

ılık bir sabahıydı mavinin
karşılamıştık aşkı
gecenin ağladığı yerden bakmıştık seninle
ifadesiz gözlerle
bilinmezlik sıfatı içinde
noktasız,virgülsüz,kifayetsiz bir yalnızlaşmayla

yanlış kurulmuş bir aşk cümlesiydi bizim yaşadığımız
hissiz dokunuşlar,anlamsız sevişmeler yumağıydı gidişin
hergün biraz daha başkalaşan sensizlikle
giriyordum yatağıma
ve bu şarkı takılmıştı ilkez o gece dilime
biliyorum yanlışlıktı
ve biliyorum tükenişimdi gidişin
umutsuzluğumdu,soğumasıydı mavinin
ve yeşilin her tonunun günaydınsız geçmesiydi
aydınlık olmayan sabahlarda
..........................

bir şarkı takıldı dilime bu gece
söyledim söyledim
dinletemedim...
........

soğuk bir gecesiydi mavinin
uğurlamıştık aşkı....

        
              Ahmet Ali ÖZKAN

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/11/2009 - YASAK GECELERİM

sesin düşer yasaklı gecelerime...
içimde ağlayan zavallı çocuklar..
güne kavuşmadan sana sahip olan gece
ve suskunluğuna sus-pus olan ben...
kağıttan mutluluklar gizleyemez gerçeği
ben ve öteki
ya da sen..
herkimse
mozaik acılar gerçeği
akıp giden zamana inat hala çocuk, ellerimde
hasret...

vuslat mı ?

uzak bir geçmişin izlerini taşıyan bir yanılsama artık
gelip gitmeler ve gidip gelmeler arasında
acımasız bir yalan...
şimdi uzatıp kurumuş dudaklarımı
hasreti içiyorum unttuğum hayalinde

        
              Ahmet Ali ÖZKAN

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/11/2009 - EYLEMSİZLİK ÜZERİNE

belkide tanrının unuttuğu bi coğrafyadan geliyorum sağnak-larla ıslanmış düşlerimi toprağa serpiyorum.. ellerimle sürüyorum toprağı hasat zamanı ellerimle kopartıyorum dallarından yeni açmış tomurcukları.. beynimde bir cenin büyütüyorum... sanırım baş-ağrılarımın sebebi bu.. öyle ıslanmışımki geceden tüylerim ürperiyor korkak ve çekingen bir vaşak gibi yürüyorum ölüme ama vahşice... şimdi gelip durmuşsam hayatın kıyısında çaresizlik değildir bunun nedeni.. ne yapacağımı bilememekte değil.. hayır ! cevap istemiyorum kimseden bi yolum olmalı amaç güdmeden yürümek için sonu nereye çıkarsa çıksın bi yolum olmalı amaçsızca yürümeliyim.. eylemsizlikte bir eylem biçimi değilmidir ?? Ahmet Ali ÖZKAN
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/11/2009 - NURLU GÜZELLİK

tanrıdan aldığın güzelliğin
şavkıyan narinliği
yüreğimi ağlatıyor bir kaç yüzyıldır
içimdeki bam teline her dokunuşunda

eşkiyaların uyuduğu koyaklarda
namlu donduran ağıtlar yürüyor dilden dile
yoğun bir kor şeklinde
ve sel halinde

ellerim ise dizginlenemez
bir cehennem med-cezirinde
biliyorum görüyorum failimi
ay karanlıkta,mumlar ışıldayınca

içimin ve ellerimin temizliği
senin o nurlu narinliğinde gizli

dakikalar anlam bulandıran
paradosklarla örtülü
yürek kanatan aldatılışlarla örülü
ellerinin ölümü tanımamış
dokunuşlarını hissettiğim
her kuytu köşede
soğuk okşasın diye sesimi
elimde solan binlerce yüreğe
anlam katmak adına
bu kadar yok olmam

ki tanrı
binlerce meraklı soruyla öldürüldüğünde
vahiyler geliyor,yüzün bedenimde

onca boğazlanmış aydınlıkta
aklanıyor benim sevdam

o ince,nurlu narinliğinle gel
dokun ellerime
al beni benden götür
aynaların sırına erdir
kaçır yalancı gün dönümlerinden
öldür içimdeki kötülüğü
tecavüz et düşünceme
ihlal et insan haklarımı
katlet ve ardından intihar et

o nurlu,ince narinliğinle temizle
kurşun yağmurunda
ölmüş vietnamlı bir yiğit gibi
kimsesiz,seyyah ezgilerde çoğalan
kirlenmişliğimi

ölüme yürüdüğümde sadece sana
ve camla kesilmiş damarlarına
damarlarındaki kanına ulaşacağım
engebeli bir coğrafyada olsun istiyorm
sevişmelerimizin

şimdi burada durmuş
empodoklesin dinginliğini giyinmiş
anlamı olmayan yaşamı terk ederken
yürekten yüreğe sızan o zehiri yok etmek için
en onulmaz,en esrik varoluşu seciyorum
sana geliyorum......


                           Ahmet Ali ÖZKAN

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

^....KOPYALAYARAK ÇOĞALMAZ Kİ GEN'DEKİ ÖZGÜR RUH....^ .....zar yırtılır kan içinde kalır ''dünya''... isteksizce teslim olmuştur artık en vahşi kabileler bile...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
roza rom